'iyi niyetinden ölcek'lafı tam sizlik efendim...güzellik bakan göze göre değişir canım bakılana verilen değer bakandan kaynaklanır(laf değil ebem mıçtı oldu sanırsam ama anladın sen onu:P)
"... karaköy köprüsüne yağmur yağarken
bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
çünkü
iki kişiydik
..."C.SÜREYA
trene binicem sabah beklesene beni =D
ben hüznün öteki tarafına yatacağım sana iyi geceler...
EKSİLEN
Öyle yıpranmış ki
Bir forması eksik içinden,
Sahafa düşmüş bir kitap
Gibi sararmış üzüntüsünden.
Bir ay doğuyor usul usul
Karanlığın göğsüne,
Dünden bugüne kendini
Biraz daha eksilterek getiren
Küsmüş göğüne besbelli
Geleceği göremediğinden
TAŞIYOR OYSA HÜZÜNLÜ BİTİŞİNDE
DOĞUŞUNU YENİDEN...
Sen EY KENDİYLE YETİNEN;
fosforun yeri gece.
ne yapar gecesiz ateşböceği?
belki anlamsız ve delice
kumrunun inanılmaz yuvası
bir direğin tepesinde.
ama boşluktur biraz da
bir kuşu biçimleyen.
bence böyle seni bilemem.
sen ey kendiyle yetinen;
ne derlerse desinler
su eğimine gidecek.
sen şaraba banılmış ekmek;
deltasıyız bütün sözlerin
ve söz sonunda bak nasıl
senle bana gelecek.
sen yarım kalmış bir aşkın
kaçınılmaz sürgünü,
katlanan göğsündeki kayaya
sen orda şimdi bir HÜZNÜ KÖPÜRT,
ben bir çocuğa su vereyim burda.
ben ki kiracıyım bir acıya
sen imzalarsın sabah akşam
defterini bensizliğin,
bense kanla öderim
kirasını kaldığım evin.
bir takvimi tersten açardık
eğer isteseydin.
sen ey kendiyle yetinen;
artık suyumuz bulanık,
bir güneş bile olsa sonunda
yolumuz kırık, önümüz karanlık
ve ağır tuğrası alnımızda
padişah yalnızlığın
ama yine de umudumuz kalabalık
en yıkık dökük anlarımda yeryüzündeki en yıkık dökük kentte omzuma konan,yanıma kalan melek... -
-angel without wings-
istanbul aşığı bide...
kelimleri seven,anlam yülklemeler içinde kaybolan,septikliği had safhada yaşayan,kendini seven ençok kendine gülebilen insan modeli.